TEzhİb PortalI

Tezhib Nedir?

Tezhib Terimleri

Tezhib Tarihi

Tezhib Teknikleri

Tezhib Kursu

Müzehher Özdallı BİCE          (özgeçmiş)

Online  Galeri Slayt Gösterimi

GALERİ-1

GALERİ-2

GALERİ-3

GALERİ-4

GALERİ-5

GALERİ-6

GALERİ-7

GALERİ-8

GALERİ-9

Geleneksel Türk Sanatları:

HAT

TEZHİB

EBRU

 MİNYATÜR

Türk

Sanat Arşivi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Hat & Tezhib  ser-levhası  tezhib.info  adresinde yayında...

EBRU VE EBRU

Şu alemde sabra şayan güzellikler gördüm

Taş taş değildi sanki mâna kuyusu

Renklerde şekil buldu sevdanın en durusu

Bir aşktır ebru tektir Tek'i sevdirir

Bazen hüzün ; hüzne salar, bazen elest anına getirir.

Allah'ın Zat'ındandır kitre ve  kusurdan  münezzehtir.

Bir gül dalının ucunda yeşeren filiz

Çağırır  bütün çiçekleri nerdesiniz?...

Şekil bulur düşer yüreğinden damla damla suya

Seyre dalarsın Zat'ına doya doya...

Bir mistik rûya, bir hayal yelkeni ve Esmanın her harfi

Ruhum 'su'yun   susuzu  "Nakş-ı Ber-âb"   ilmek ilmek

İlahî,  ne güzel şey seni  san'atla sevmek !...

AYŞE  ÇALIŞ*

*Bu şiir ebruzen bir sanatkarın gönlünden bize ulaşmıştır. Size de ulaşsın istedik.

EBRU

Ebru, kâğıt üzerine, özel yöntemlerle yapılan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Ebru sözcüğüne köken olarak, bulut anlamına gelen Farsça “ebr” sözcüğü gösterilmektedir. Bu sözcükten türetilen ve “bulut gibi” ya da “bulutumsu” anlamına gelen “ebri” sözcüğü Türkçe'de değişerek “ebru” biçimini almıştır. Gerçekten de ebru bulut izlenimi uyandıran bir görünümdedir. Ebru sözcüğü bir başka görüşe göre “yüz suyu” anlamına gelen Farsça “âb-rûy” tamlamasından gelmektedir.

Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu kesindir. Bazı İran kaynaklarında ilk kez Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Hindistan'dan İran'a, oradan da Osmanlılar'a geçmiştir. Gene bazı kaynaklara göre de ebru Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru “Türk Kâğıdı” diye adlandırılır.

Ebru Uygulaması

Ebrunun yapılışı oldukça zevkli ve sabır isteyen bir iştir. Önce uygun bir kâğıt seçmek gerekir. Çünkü her kâğıda ebru yapılmaz. Kâğıt, boyayı iyice emecek nitelikte ve dayanıklı olmalıdır. Eskiden hattatlar (güzel yazı ustaları) yazı yazmak için yüzeyine “ahar” denen özel karışımlı (nişasta ve yumurta akı) bir sıvı sürülen ve bu yüzden “aharlı” denilen kâğıt türünü yeğlerlerdi. Ebrucular ise bu tür kâğıtlar boyayı iyi emmediği için “aharsız” da denen ham kâğıt kullanırlardı.

Ebru yapmak için genellikle dikdörtgen biçiminde, büyükçe ve yayvan bir tekne gerekir. Geven denilen otun gövdesinden elde edilen ve beyaz renkli bir tür zamk olan kitre, belli bir oranda, suyla bir kabın içinde karıştırılır. Kitre yerine salep, keten tohumu, ayva çekirdeği, gazyağı gibi birçok değişik madde de kullanılmaktadır. Kitre ile yapılan bu karışım 12 saat kadar bekletilir ve zaman zaman karıştırılır. Kitre bu süre sonunda erir ve karışım boza kıvamını alır.

Daha sonra küçük fincanlarda ebru için boya hazırlanır. Bu amaçla kullanılacak boya çok ince toz haline getirilmeli ve suda eriyip dağılmayan bitkisel ve kimyasal boyalardan olmamalıdır. Fincanda su ile iyice karıştırılarak sıvılaştırılan boyalara ayrıca iki kahve kaşığı taze sığır ödü katılır. Bu işlemin amacı iyice ezilmiş boyanın dibe çökmeden yüzeyde kalmasını sağlamaktır. Bu biçimde hazırlanan değişik renkteki boyalar özel tekneye boşaltılmış olan boza kıvamındaki sıvının yüzüne serpilir. Yüzeyde birikintiler halinde kalan bu boyalar daha sonra tahta bir çubukla karıştırıldığında ya da yayıldığında şaşırtıcı ve ilginç desenler ortaya çıkar. Ayrıca hazırlayanın isteğine göre belli desenler de elde edilebilir. Bu desenlerin üzerine yatırılan özel kâğıt, 5-10 saniye sonra, iki ucundan tutularak kaydırmadan ve oynatmadan, kitap sayfası açar gibi bir yana doğru kaldırılır. Kâğıt, boyalı tarafı üste gelmek üzere uygun bir yere serilerek kurutulur. Böylece ortaya binlerce ayrıntı ve renk taşıyan desenler çıkar. Eğer, bu desenlerin arasına bir yazı ya da herhangi bir çiçek motifi yerleştirilmek istenirse, başka bir yöntem uygulanır. Yazı ya da motif, bir kâğıda yazılır ya da çizilir. Keskin bir araçla kenarları kesilip kalıp çıkartılır ve ebru kâğıdına zayıf bir yapıştırıcı ile yapıştırılır. Kâğıdın, yapıştırılan desenin bulunduğu yüzeyi yukarıda anlatıldığı gibi teknenin içine yatırılır. Elde edilen ebru kuruduktan sonra, hafifçe yapıştırılmış olan bölüm sökülünce yazı ya da motiflerin yerleri boş kalır. Bu yöntem hattat ve ebru ustası Necmeddin Okyay (1883-1976) tarafından bulunduğu için bu yöntemle yapılan ebrulara “Necmettin Ebrusu” denir. Ebrunun “battal ebru”, “taraklı ebru”, “çiçekli ebru” gibi daha birçok türü vardır.

Ebru ciltçilikte ve hattatlıkta çok kullanılırdı. Bazen elde edilen ilginç ve güzel desenler bir tablo görünümünde olduğu için bu amaçla da kullanıldığı oldu. Türkler'den Hatip Mehmed Efendi (18.yüzyıl), Şeyh Sadık Efendi (19.yüzyıl), Bekir Efendi (20.yüzyıl başları) gibi çok usta ebru sanatçıları yetişmiştir. Bu sanatın Necmeddin Okyay'dan sonra yetişen son ustaları arasında Mustafa Düzgünman (doğumu 1920) ve Niyazi Sayın (doğumu 1927) özellikle anılabilir.

  • EBRÛ   SANATIMIZ   :  Tanım, Tarihçe ve Gelişimi

Timuçin Tanarslan -ebruzen-

Türk sanat tarîhinde özel bir yeri olan ebru, bizim güzellik anlayışımızdan doğup, bizim güzellik anlayışımızla gelişmiş, kağıt sanatımızın en önemlilerindendir.

Ebru bir takım tabii güzellikleri, tabiattaki oluşumlarına mümkün olduğu kadar sadık kalarak ve gönülden gelen bir renk coşkusuyla su üzerine nakş edip, oradan kağıda aktarma ve kağıt üzerinde yaşatma sanatıdır. Görmek isteyen bir gözle bakıldığında insana bazen gökyüzünde ahenkli bir bulut kümesi, bazen bir mermer kesitindekî hareli billurlar veya bir damar, bazen suya susamış toprağın yüzündeki çatlaklar manzumesi, bazen bir avuç kumda oluvermiş ahenkli bir desen, bazen rengarenk bir çiçek bahçesi etkilerini aktarabilen ve sanatkara sonsuz anlatım imkanları sağlayan, her devre uyan bir sanattır.

Arifi'nin 1539-1540 tarihli Gûy-ı Çevgan adlı eseri (Topkapı Sarayı, hazine 845'te kayıtlı), ebruculuğumuzun tarihi açısından önemlidir. Bu eserin her yaprağının kenarı ebrulu olup, Türk ebruculuk tarihinin bu tarihten evvel başladığım, yine ebru hakkındaki bilgilerin bir araya getirildiği 1608 tarihli Tertib-i Risale-i Ebri'deki bilgilere dayanarak, bu sanatın en az 500 yıldan eski bir Türk sanatı olduğunu söyleyebiliriz. Ebruyu ebru yapan, şuurla kullanılan katkı maddelerinin yarattığı kontrollü etkidir. Bu suretle boya tanecikleri sıkıştırılabilir ya da dağıtılabilir. Kitrenin kıvamı, boyanın tabiatı, boya-su oranı, kullanılan ödün cinsî ve miktarı, boyayı tekneye atan elin tecrübesi, kazandığı maharet ebrucuyu gönlünden geçen, hayalinde canlanan sonuca ulaştınr.

Ebru yapımında kullanılan ana malzemeler; su, tekne, kitre, fırça, öd, kağıt ve boyalardan müteşekkildir. Ebru, tekneyi dolduran laleli, papatyalı, çiçekli ebrularıyla başlı başına bir güzel sanat olmak hüviyet ve asaletin!, belki ancak yaşadığımız yüzyılda kazanacaktır.

Doğu sanatlarında usta-çırak düzeni, maalesef kaybetmekte olduğumuz, hatta kaybettiğimiz en kıymetli sanat aktarma ve yaşatma yoludur. Bu sistem her ne pahasına olursa olsun ihya edilebilir. Kaybetmek üzere olduğumuz bu güzel sanatımızın, organize müdahaleye ihtiyacı vardır. Ebru sanatı, gelecek nesillere aktarılmadır; ama kişiden kişiye özel gayretler veya lütuflar île değil. Mesela, Güzel Sanatlar Akademisi'nde, bazı fakültelerde, hatta devletin diğer okullarında planlı, programlı olarak ele alınmak suretiyle...

Batı dünyasında artık ebru teknesinden yağlıboya, guaj veya suluboya taklidi resimler çıkıyor. Yenilikler elbette denenmeli. Ama, lütfen... Lütfen yenilikler uğruna ebru sanatının özelliklerinden ve güzelliklerinden taviz vermeyelim.

GELENEKSEL  TÜRK  SANATLARI  İÇİN  BİR REHBER:

Bu sayfamızdan Geleneksel Türk Sanatları'ndan bazılarına ilişkin edindiğiniz  bu bilgiler  TDV tarafından yayınlanan "Günümüz Sanatçılarından Türk-İslam Sanatı Örnekleri" kitabından alınmıştır...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EDİTÖR  NOTLARI 

"Allah Cemîl'dir,  cemali sever" kuralına uygun olarak   geliştirilmiş olan Tezhib    sanatını yansıtan sitemizde   yeniden ve yepyeni   bir tarz ile huzurunuzdayız.   İlk editörial notumuzda  "Geleneksel Türk Sanatları"       olarak tanımladığımız  Hat &Tezhib konulu bu websitesinin hayrlara vesile olacağı inancı ile yeniden:

 "Merhaba" !...

 Devamı için tıklayınız....

 

WEBSİTE İÇERİĞİ

 

 

 

 

 
 

Özgeçmiş  |  EditördenSunum  |  1.Galeri   2. Galeri  3.Galeri  | Grafik  | Yenilikler  | Tezhib Kursuİletişim  | Linkler

Başsayfaya Dönüş

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 22/10/07