“ ...
Tezhib
, ruhun Allah’a doğru akışını
“billurlaştırır”
ve Allah Kelamı’nın kutsal varlığından ortaya çıkan
ruhun yeniden bütünleşmesinde bizzat yardımcıdır.
Tezhib
, kutsal metnin okunmasından ortaya çıkan
manevî enerjinin görselleşmesini mümkün kılar;
böylelikle o, sayfanın kenarında bulunurken,
hatt bizzat metni oluşturur.
Tezhib,
Kutsal Kelam’ı çevreleyen hâle ve
Nur’un Kelam’ı olan Kelimenin varlığını oluşturan nur gibidir.
...”
Prof.Dr.Seyyid Hüseyin
Nasr


Tezhib Terimleri
Tezhib:
Altın ile yapılmış süsleme
; Arabça'da “altınlama” anlamına gelir.
Uygulamada tezhib yalnız altınla değil boya ile de yapılır. Daha
çok el yazması kitapların sayfalarını, hat levhalarının kenarlarını
süslemede kullanılmıştır.
***
Müzehhib
/ Müzehhibe:
Tezhib yapan erkişi / hanım.
Ezilmiş toz
altınla birlikte sulu guvaj boya ile tezyinat yapan sanatkâr.
***
Bulut:
Nakışlar arasında yer alan, stilize edilerek bir bulut izlenimi
veren ve münhanilerle uzatılmış özel bir formdur. Çin bulutu da
denir.
Cedvel
:
Yazıyı çerçeveleyen çizgi.
Durak - Cüz - Hizb - Secde işaretleri :
Kur’an–ı
Kerimlerde durma, bölüm, secde ayeti gibi bazı
özellikleri işaret eden ve genellikle sayfa yanlarında yer verilen
grafik formlardır.
Halkâr:
Sırf
altınla yapılan nakışlara denilir. Ekseriya tahrir çevrilmez. Çevrilirse
tahrirli
halkâr
denir. Yine
altından hafif gölgeler konur. Ve bazan da hafif renklendirilir ki o
zaman Şikâf tâbir olunur.
Hatime
: El
yazması kitabların son sayfası ; genellikle eseri kaleme alan hattatın
imzası burada bulunurdu ve kitabın ilk sayfaları gibi son sayfası da
tezhiblenirdi.
Kalemişi
: Tezhibin iç
mimaride kullanımıdır. Mimaride duvarlarda, kubbelerde, tavanlarda,
sıva, taş, ahşap, bez gibi malzemeler üzerine renkli boyalar ve altın
varak kullanılarak yapılan süslemelere kalemişi ; bu süslemeleri yapan
kişilere 'kalemkr', desenleri hazırlayan kişilere^de 'nakkaş' denir.
Klasik
Tezhib: Lâcivert
zemin üzerinde altınla yapılan tezhibtir.
Koltuk
:
Hat
yazılırken yazılı
sahifelerin uygun köşelerinde özellikle tezhib yapılmak üzere boş
bırakılan köşelerdeki kare veya dikdörtgen şeklindeki alanlardır.
Münhani:
Kelime olarak
"eğri çizilmiş"
anlamındadır. El yazması kitap süslemelerde 11. yy ile 15. yüzyıllar
arasında çok sık kullanılan bir desen çeşididir. Birbirine yapışık
kümeler halinde olup kendine özgü bir renklendirme özelliğine sahiptir.
Saz
Yolu :
Uzun dallar üzerine yapılan ve daha
ziyade klasik çini formlarında kullanılmış olan çiçekli veya
yapraklı süslemedir.
Ser-Levha:
Metnin başladığı sayfadaki başlıktır. Bazı yazmalarda
bilhassa Kur’an–ı Kerim’lerde Fatiha ,le Bakara suresinin ilk ayetlerinin
yer aldığı karşılıklı iki sayfa ve Sultanlara takdim olunan yazma
eserlerde ilk sayfa ile karşısındaki sayfa tamamıyla tezhibli olabilir.
Sûre
Başlıkları:
Sûrelerin başladığı sayfalarda
surenin baş kısmına yerleştirilen tezhib formudur; genellikle surenin
adı ; nerede nazil olduğu bilgisini içerir.
Tahrir
: Sayfanın
yazı kenarlarını çevirmek üzere dört tarafına çekilen çizgi.
Tezyinat:Süsleme
veya süslemeler demek anlamına gelen Arabça kelime. Zeyyene fiilinden
üretilmiştir. İslam sanatında cami, mescid, külliye veya saray gibi
mimari yapılarda gerçekleştirilen süslemelere denir.
Tığ :
Sayfada yazı dışındaki
süsler, mızraka benzetilerek bu isim verilmiştir.
Tuğra:Sultanın
ismi ve lakabı bulunan imza anlamında olup hat sanatının bir kolu olarak
gelişmiştir. Türkçe’de kelime olarak sultanın ismini ihtiva eden özel
bir işaret, sultan imzası gibi anlamlar ifade eder. Aslı Oğuz lehçesinde
tuğrağ olup, Han'ın basılmış imzası demektir.Tuğralar Sultana özel
olarak hazırlandığından tezhiblerine de özel bir önem verilmiştir.
Orhan Gazi tarafından kullanılan ilk tuğra Orhan bin Osman ifâdesinden
ibâret olup, iki örneğinden ilki 1324 diğeri 1348 tarihlidir. İlk
Osmanlı Sultanı Osman Gazi'ye ait bir tuğraya günümüze dek hiçbir
yerde rastlanmamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı ama 35 Osmanlı
padişah tuğrası vardır.
Zahriye:
Kitabların ilk bir veya
iki sayfasında yer alan yuvarlak, köşeli olabilir ve ortasında madalyon
halinde eserin adı ve müellifi (yazarı) ile bazen eserin kimin için,
kimin adına yazıldığı ibareler yer alır.
Zencirek :
Tezhibli sayfa kenarındaki geçmeler.
Zer-Efşan
:
Varak altın toz haline getirildikten
sonra jelâtinli su ile karıştırılıp fırça ile kâğıt üzerine serpildikten
sonra zer-mühre sürülerek parlatılması ile teşekkül eden bir
tarzdır.